
Anasayfa

Hakkımızda

Referanslar

Departmanlar

Workshoplar

Haberler

SSS

Bize Ulaşın

Linkler
| |
TAŞODA HAKKINDA
Size nasıl ulaşabilirim?
Bize
ulaşmak için gerekli bilgiler için menüden bize ulaşın'a tıklayınız.
Şu ana kadar hangi projeleri
yaptınız?
Yapmış olduğumuz işleri Referanslar bölümünde
görebilirsiniz.
Taş Oda'nın Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Taş Oda ile
bir ilgisi var mı?
Evet, kurucu üyelerden Barış Bahçeci ve
Mustafa Kemal Öztürk uzun yıllar Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü'nde
aktif üyelik ve başkanlık yaptılar. Badem grubu olarak ise provalarını
hala Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Taş Oda'da yapıyorlar, firmanın ismi de
buradan geliyor.
Beste, söz ve benzeri çalışmalarımı, demolarımı size
nasıl ulaştırabilirim?
www.tasoda.com/demo.htm
linkinde bize demo göndermek için yapmanız gerekenleri öğrenebilirsiniz.
MÜZİK TEKNOLOJİSİ
HAKKINDA
Evimde çok masraf yapmadan bilgisayarımla müzik
yapmak istiyorum. Neler edinmeliyim?
Teknolojinin hızına
yetişmek için olabildiğince yüksek kapasite ve hızda bir bilgisayar iyi
bir başlangıç olacatır. Minimum bilgisayar konfigürasyonu aşağıdaki gibi
olmalıdır:
Güncellenecek
Ses
Kartı
Bir ses kartı hem ses giriş çıkışlarına, hem de MIDI
giriş çıkışlarına sahiptir. Herhangi bir marka önermemiz doğru olmaz ama
yaklaşık değerleri 150-300 TL arası bir model uzun süre işinize
yarayacaktır.
Midi Klavye (Midi Controller
Keyboard): Halen birçok bestecinin müzik yazmada en çok
kullandığı alet olan tuşlu çalgılar (keyboard) sizin de müzik yaratmanızı
kolaylaştıracaktır. Çok farklı model ve fiyat seçeneği bulunmaktadır.
Başlangıç olarak sadece MIDI sinyali yollayan MIDI controller klavyeler
önerilebilir. Eğer içinde kendi sesleri olan bir synthesizer almayı daha
uygun bulursanız Polyphony ve Multitimbral kapasitelerine dikkat ederek
alın. 32 polyphony ve 16 Multitimbral altı günümüzde önerilmemektedir.
Hoparlörler: Speaker (hoparlör) profesyonel kayıt
mühendislerinin en dikkat ettiği ekipmandır. Bilgisayarınızdan gelen ses
yeterince güvenilir ve doğru değilse, yaptığınız beste, düzenleme ve
miksajları başka yerlerde dinlediğinizde süprizlerle karşılaşabilirsiniz. En
azından Hi-fi bir sistemle başlayabilir (genellikle önerilmese de), veya
kendinden güç kaynaklı (powered) monitor sistemlerinden birini
seçebilirsiniz. Bu seçenekte bas sesler için bir de sub-woofer almanızı
öneririz. Daha sonra tercih edeceğiniz sistem ise pahalı studyo referans
monitörleri olacaktır.
Son olarak bir internet bağlantısı
edinmenizi öneririz, bilgisayar dünyasındaki son gelişmeleri aktif olarak
takip etmenizi sağlayacaktır.
Yazılımlar: Yazılım
dünyasını takip etmek artık neredeyse imkansız hale geldi ama elinizin
altında bulunması gereken bazı temel yazılımlardan da bahsetmemiz
gerekir. İşletim sistemi olarak en azından Windows XP öneririz. Donanımınız için son sürücü (driver) güncellemelerini
mutlaka yapmış olun.
Sequencer: Kendinize tavsiye
edilen bir sequencer program seçin ve ona odaklanın.Bu programlar
sayesinde bilgisayarınıza kayıt yapma ve parçalarınızı düzenleme imkanı
bulursunuz. Sequencer seçerken unutmayın ki hepsinin zayıf ve güçlü
yanları vardır, birinin diğerine göre her yönden daha üstün olduğunu
söylemek yanlıştır. Cubase, Logic, Protools, Sonar çoğunlukla kullanılan
sequencer yazılımlarıdır.
Plug-in: Plug-in denen,
sequencer programına eklenti şeklinde kullanılan programların önemi
büyüktür. Plug-inler üç farklı formatta üretilmektedirler: VST
(Steinberg), Direct-X (Microsoft) ve TDM (Protools). Oldukça ucuz olan bu
ürünler aynı zamanda çok kullanışlıdır. Pahalı stüdyolarda donanım olarak
bulunan ses modülleri, kompresörler, equalizer katları, filtreler artık
tek bir bilgisayarın içine plug-inler olarak girebilmektedirler.
:
İşte edinmeniz gereken en temel pluginler:
Soft synth:
Ses modüllerine karşılık gelen "soft-syth"lerin kullanımı artık üst
düzeydedir, içinde ses bankası olmayan MIDI klavyenizle sınırsız sayıda
sese ulaşmanız artık çok kolay hale gelmiştir.
Ses
örnekleyici (Sampler): Sample edilmiş sesleri bu programlar
sayesinde kullanıp düzenlemelerinize daha gerçekçi ya da özgün bölümler
ekleyebilirsiniz.
Efektler (Effects plug-in):
Uygun fiyatlara, analog kadar sıcak olmasa da, bazen daha da iyi sonuçlar
veren efektler bulabilirsiniz. EQ, Compressor ve Reverb elinizin altında
bulunması gereken en önemlileridir.
Tüm bunlar müzik kaydetmek ve
üretmek için yeterlidir ama ayrıca bir ses editörü (wave editor / audio
editor) programı elinizdeki sesleri kesip yapıştırmanız için gerekli
olacaktır. Artık birçok sequencer program içinde kendiliğinden yüklü
olarak gelmektedir, ancak özellikle bu iş için üretilmiş programların
yapabilecekleri yanında sınırlı işlevlere sahiptirler.
!!! Eğer
"benim bir bilgisayarım var ve hiçbir yazılıma ya da donanıma verecek
param yok" diyorsanız, hemen www.buzzmachines.com adresine
gidin ve buzz tracker programını ücretsiz olarak indirin. İçinde hem
efekt, hem sampler, hem soft synth olan, arayüzü bilindik sequencer
programlarından farklı, belki bazılarınızın Amiga zamanlarından
hatırlayacağı "tracker" tipinde bir müzik programı. Ayrıca linkler
bölümümüzü sürekli takip edin. !!!
Size son olarak önerimiz daha
geç kalmadan bilgisayarlı müzik dünyasına, minimum bir konfigürasyonla
adım atın, zaman içinde zaten nelere tam olarak ihtiyaç duyduğunuzu
görmeye başlayacaksınız. Sorularınızı her zaman bekliyoruz.
Başarılar.
Mastering işleminde ne
yapılır?
Albümün çoğaltılmadan önceki geçtiği en son
işlemdir, miksaj işleminden sonra elde edilen stereo dosyaya yapılır. Bu
aşamada, parçaların uygun sıralanması, parçalar arası sürelerin ve track
değişimlerinin ayarı, parçalar birbirlerine göre ses dengelerinin
ayarlanması, parçaların dinamiklerinin ve frekanslarının elden
geçirilmesi. Albüm bu aşama sonunda basıma hazır hale gelir.
Miksaj (Mixing) yaparken nelere dikkat
etmeliyim?
Miksaj aşaması prodüksiyonun çok önemli bir
aşamasıdır ve bir eseri yaratmadaki gerekli yaratıcılık bu aşamada da
gereklidir. Eğitimli bir kulak, teknik bilgi ve tecrübe Miksaj işleminin
sacayağıdır. Malesef bu aşama Türkiye'deki müzik prodüksiyonlarındaki
en zayıf halkadır ve dünya çapında prodüksiyonların çıkamamasının en
önemli sebebidir. Genel problemler, miksaj için çok küçük ve akustik
iyileştirilmesi yapılmamış odaların kullanılması, monitörlerin yanlış
konumlandırılması ve bilgi eksikliğidir.
Miksajı yapılacak parçanın
düzenlemesi çok önemlidir, iyi bir düzenlemeci, zaten çok fazla frekans
çakışmasına sebebiyet vermeyecek aralıktaki enstrümanları bir arada
kullanır, ancak yine de bu enstrümanların "stereo field (stereo alan)" denilen, yatay
(panning ile sağlanır, basit olarak sesin stereo hoparlörlerin sağından
veya solundan duyulması şeklinde algılanır), dikey (frekanslar dağılımı
bastan tize dikey bir şekilde algılanır, eq işlemi ile ayarlaması yapılır)
ve derinlik boyutundan oluşan (genelde reverb efekti ile sağlanır, ses kaynağının
hoparlörlerin arkasından veya önünden, hatta dinleyicinin arkasından
duyumu şeklindedir) 3 boyutlu uzaya doğru şekilde yerleştirilmesi gerekir.
Birkaç basit öneri şöyle sıralanabilir: - Hi-fi monitor
kullanmayın, size frekansları doğru bir şekilde iletmeyeceklerdir. Bu iş
için yapılmış stüdyo monitörleri kullanın. - Miksaj yaptığınız odanın
akustiğini iyileştirin. Kabaca bir öneri, eğer monitörleriniz duvara
yakınsa, duvarı tamamen emici, monitörlerinizin baktığı karşı duvarı da
olabildiğince dağıtıcı hale getirin. Dağıtıcı yapmanın en basit yolu bir
CD rafı veya içi kitap dolu bir kitaplığı oraya yerleştirmektir.
-
Miksajı yapan kişinin parçayı ilk defa duyan birisinin olması her zaman
iyidir. Bestecinin veya düzenlemecinin, hatta kayıt yapan kişinin miksajla
uğraşması, miksaja objektif yaklaşamamasına yol açar. düzenlemeci çok
sevdiği bir partisyonu iptal etmekte zorlanabilir, kayıt yapan kişi çok
güzel kaydettiğini düşündüğü çellonun gerekli olsa da bas frekanslarını
iptal edemeyebilir, düzenleme ve kayıtla çok uğraşmış oldukları için, ve
aynı zamanda parçayı onlarca defa dinlemiş olduklarından genel manzarayı
görmekte oldukça zorlanabilirler.
- Miksaja kabaca ses ve panning
dengelerini yaparak başlayın. Sonra frekans çakışmalarını tek tek çözmeye
çalışın. Davul'un kick'i ile bas gitarın birlikte iyi duyulması için
çalışmakla başlayabilirsiniz. Parçanız vokalli ise, vokali "mute" ederek
en sona bırakmayın, "mute" u kaldırdığınızda miksaja sıfırdan başlamak
zorunda kalabilirsiniz.
- 'e günün sonunda başlamayın,
kulağınızın en yorgun zamanları akşam vakitleridir. Duyumunuzda problemler
olabilir.
- Yaptığınız i, müziğin sesini açıp içeri odalardan
dinleyip ses dengelerinin hala dengeli olup olmadığını kontrol edin.
- 'i çok düşük ses seviyesinde dinleyip, dengeleri bir daha
kontrol edin. Unutmayın ki yüksek ses seviyelerinde bas sesler
olduklarından daha fazla duyulur.
MÜZİK
ENDÜSTRİSİ HAKKINDA
Tonmeister (Ses Mühendisi) Kimdir?
Daha önceki dönemlerde sadece performe edildiği yerde şahit olunan
müzik, 1900'lü yılların başından itibaren kayıt etme sistemlerinin
gelişmesiyle bir kez performe edilip
sonsuz defa dinlenebilir hale gelmiştir. Ancak kayıt edilmiş müzik ile
gerçeği arasında belirli farklar bulunmaktadır.
Günümüzde teknoloji kullanılarak kayıt edilmiş müzik, tam olarak gerçek
olanının iyi bir kopyası haline getirilmelidir. Işte bu noktada müziğin
kaydedilmesi ile gerçeğine yaklaştırılma işlemleri arasında bulunan
kayıt düzeneğini kurma, kayıt etme, kayıt edilenleri tonlama ve
karıştırıp bir bütün haline getirme işlemlerini hayata geçiren kişi Ses
Mühendisi (Tonmeister)’dir.
Müziğin yanı sıra seslerin kayıt edilip sunulacağı her türlü ortamda
(sinema, görsel medya ve radyolar vb.) ses mühendisleri görev alırlar.
Türkiye'de ses mühendisi yetiştiren yerler İTÜ Müzik Ileri Araştırma
Merkezi ve Bilgi Üniversitesi'ndeki Ses Mühendisliği lisans
bölümleridir. Bunların yanı sıra bazı okullarda ses tasarımı ve görsel
sanatarla ilgili bölümler bulunmaktadır. Türkiye'de ses mühendislerinin
iş olanakları henüz çok çeşitli değildir ancak endüstrinin gelişmesi ile
artmaktadır.
Prodüktör ne iş yapar, nelerden sorumludur?
Prodüktör özetle, bir albümde sanatçıdan çıkabilecek en
iyi sonucu çıkarmak için çalışan kişidir. Düzenlemecileri, icracıları,
stüdyoyu, ses mühendislerini seçen kişidir. Altında kendi seçtiği bir
prodüksiyon koordinatörü bulunur. Ülkemizde prodüktör kavramı genel olarak
"albüme parayı bastıran kişi" olarak bilinse de bu doğru değildir. Yine
ülkemizde başka bir genel yaklaşım, düzenlemelerin, kaydın, in hep bir
kişi tarafından yapılmasıdır, bunun sonucunda parçalara mesafeli
bakabilecek bir kişinin eksikliği hissedilir. Her projenin en üst
noktasında genel olarak bir idari prodüktör bulunur. İdari Prodüktör, daha
çok mali işlerle uğraşır. Prodüktör ise idari prodüktöre bağlı
çalışır.
Edisyon (Publishing) ne
demektir?
Müziğin dünyada bir endüstri haline gelmesiyle
birlikte bir yapımın ortaya çıkmasından pazarlanmasına kadar her alan ve
kavram ayrı bir sektör haline gelmiştir. Bu kavramlardan biri olan
edisyon, söz yazarı ve bestecinin (ve hatta düzenlemecinin) bir eseri meydana
getirmesinden kaynaklanan hakkıdır. Bu hak kişinin kendisi ya da anlaşmalı
olduğu şirket tarafından temsil edilir. Edisyon şirketleri eser
sahipleriyle onların eserlerini tarz olarak uygun yapımlarda kullanmak
üzere tanıtım ve pazarlamasını yapmak üzere belli bir yüzdeyle anlaşır.
Burada önemli olan eser sahibinin eserlerinin uygun prodüksiyonlarda
kullanılmasını sağlamak ve eser sahibinin bundan doğan hakkının takibini
iyi yapabilmektir.
Senkronizasyon nedir?
Televizyonda,
reklamlarda, dizilerde ve sinema filmlerinde bir müzik eserinin
kullanılmasına "senkronizasyon" adı verilir. Başkasına ait bir eserin
senkronizasyonda kullanılması yapım hakkı ve yayım/edisyon hakları için
izin almayı gerektirir.
Yapım hakkı:(Master Right)
Yorumcu ve plak şirketinin hakkını ifade eden ve plak şirketi tarafından
temsil edilen hak;
Yayım/Edisyon hakkı:
(Publishing Right) Söz yazarı ve besteci hakkını ifade eden, ya eser
sahiplerinin kendileri tarafından, ya da onları temsil eden edisyon
şirketleri (Publisher) tarafından temsil edilen hak anlamına
gelmektedir.
Çalışmalarımı resmi olarak sahiplenmek için ne yapmam
gerekiyor?
Eser, yaratıldığı andan itibaren yaratıcısına
aittir, bu yüzden eserin size ait olması için bir belgeye ihtiyacınız
yoktur. Ancak, eseri sizin yaratmış olduğunuzu kanıtlayabilmeniz için bir
takım belgeleri edinmeniz, ilerde doğabilecek problemleri ortadan
kaldırmanızı sağlar. Bunun şu an için Türkiye'deki tek resmi yolu Noter'e
eserinizin ismini, notalarını ve sözlerini yazılı olarak tasdik
ettirmektir. Şu an için maalesef yurtdışındaki gibi eseri bir ses
ortamında kayıtlı olarak teslim edip işlem yaptırabileceğiniz bir kurum
yoktur. Ancak CD'ye, kasete veya benzeri bir ses kayıt ortamına kaydetmiş
olduğunuz eserinizi kendi adresinize iadeli taahütlü olarak yollama, veya
notere "Düzenleme şeklinde emanet verme teslim zaptı" tutturarak emanet
olarak verme gibi yöntemlerle eserinizin belirli bir tarihte sizin
elinizde kaydı bulunduğunu ispat edebilirsiniz. Aktif olarak müzik
yapıyorsanız, ya da en azından eserlerinizin miktarı "birkaç tane"den daha
fazlaysa hiç düşünmeden Mesam veya MSG gibi bir meslek birliğine üye
olmanızı ve eserlerinizin bildirimini üye olduğunuz kuruma yapmanızı salık
veririz. Eğer imkanınız varsa bir edisyon firmasıyla sözleşme yaparak hem
eserlerinizin pazarlanmasını sağlarsınız, hem de Mesam üyeliği gibi resmi
işlerle daha az uğraşırsınız. Böyle bir firmayla anlaşma yapmadan önce
mutlaka imzalayacağınız yazılı sözleşmeyi hukuk uzmanlarına gösterin,
kafanıza takılan soruları mutlaka sorun. Edisyon anlaşmaları genelde uzun
dönemler için imzalandığından, imza öncesinde çok dikkatli incelenmeleri
gerekmektedir. Sorularınızı bize de iletebilirsiniz.
Sanatçı menejeri tam olarak ne
yapar?
Sanatçı menejerliği, bir sanatçının kariyerini
geliştirmesine ve ileriye taşımasına yardımcı olan faaliyetleri kapsar. Bu
faaliyetler, kapsamlı bir kariyer planlamasından, şarkıdaki bir sözün
değişmesini önermeye kadar olan bir aralıkta olabilir. Bir menejerin,
planlayan, organize eden, strateji belirleyen, öngören, koordinatör,
detayları önemseyen bir yapıya sahip olması gerekir.
Bazı
menejerlerin dar tanımlı görevleri vardır. Yaratıcı kararlarla veya günlük
detaylarla ilgilenmeyen, sanatçının sadece iş ilişkilerini yürüten,
muhasebe ve finans işlerinin düzgün işlemesini sağlayan ve kontratlarla
ilgilenen menejer tipleri vardır. Sanatçı menejeri ajans değildir,
sanatçıya doğrudan konser işleri bulmakla ilgilenmez, sanatçının
çalışacağı ajansı ayarlar. Sanatçı menejeri prodüktör değildir. Sanatçı
menejeri düzenlemeci, besteci, sponsor, editör veya kişisel asistan da
değildir. Sanatçı menejeri bu sayılanların tamamının işlerini iyi
yapmasını sağlayan, kontrol eden, sanatçının bir plak şirketiyle sözleşme
yapmasını sağlayan kişidir, ve tüm bu hizmetleri karşılığında genelde
sanatçının gelirinin %30'unu alır.
|