Anasayfa

Hakkımızda

Referanslar

Departmanlar

Workshoplar

Haberler

SSS

Bize Ulaşın

Linkler

 

TAŞODA HAKKINDA

  Size nasıl ulaşabilirim?

Bize ulaşmak için gerekli bilgiler için menüden bize ulaşın'a tıklayınız.

  Taşoda'nın kurucuları kimlerdir?

Barış Bahçeci, Mustafa Kemal Öztürk ve Anıl Savaş Kılıç'tır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

  Şu ana kadar hangi projeleri yaptınız?

Yapmış olduğumuz işleri Referanslar bölümünde görebilirsiniz.

  Taş Oda'nın Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Taş Oda ile bir ilgisi var mı?

Evet, kurucu üyelerden Barış Bahçeci ve Mustafa Kemal Öztürk uzun yıllar Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü'nde aktif üyelik ve başkanlık yaptılar. Badem grubu olarak ise provalarını hala Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Taş Oda'da yapıyorlar, firmanın ismi de buradan geliyor.

  Beste, söz ve benzeri çalışmalarımı, demolarımı size nasıl ulaştırabilirim?


www.tasoda.com/demo.htm

linkinde bize demo göndermek için yapmanız gerekenleri öğrenebilirsiniz.

MÜZİK TEKNOLOJİSİ HAKKINDA

  Evimde çok masraf yapmadan bilgisayarımla müzik yapmak istiyorum. Neler edinmeliyim?

Teknolojinin hızına yetişmek için olabildiğince yüksek kapasite ve hızda bir bilgisayar iyi bir başlangıç olacatır. Minimum bilgisayar konfigürasyonu aşağıdaki gibi olmalıdır:

- 128Mb RAM bellek

- 20 GB kapasiteli 5400 rpm hızlı sabit disk

- Pentium III 500 MHz işlemci (PC), G3 işlemci (Mac).

- Sequencer programlarını iyi takip edebilmek icinde kabul edilebilir çözünürlükte ve 17 inch büyüklüğünde bir monitor.

Bunların dışında ihtiyacınız olacak minimum donanım:

- Ses Kartı

- Midi Klavye (Midi Controller Keyboard)

- Hoparlörler

Gerekli minimum yazılım:

- Sequencer yazılımı (Kayıt, miksaj ve düzenleme imkanı sunan yazılımlar)

- "Plug-in"ler (ek programlar)

Ses Kartı

Bir ses kartı hem ses giriş çıkışlarına, hem de MIDI giriş çıkışlarına sahiptir. Herhangi bir marka önermemiz doğru olmaz ama yaklaşık değerleri 150-300 milyon TL arası bir model uzun süre işinize yarayacaktır.

Midi Klavye (Midi Controller Keyboard): Halen birçok bestecinin müzik yazmada en çok kullandığı alet olan tuşlu çalgılar (keyboard) sizin de müzik yaratmanızı kolaylaştıracaktır. Çok farklı model ve fiyat seçeneği bulunmaktadır. Başlangıç olarak sadece MIDI sinyali yollayan MIDI controller klavyeler önerilebilir. Eğer içinde kendi sesleri olan bir synthesizer almayı daha uygun bulursanız Polyphony ve Multitimbral kapasitelerine dikkat ederek alın. 32 polyphony ve 16 Multitimbral altı günümüzde önerilmemektedir.

Hoparlörler: Speaker (hoparlör) profesyonel kayıt mühendislerinin en dikkat ettiği ekipmandır. Bilgisayarınızdan gelen ses yeterince güvenilir ve doğru değilse, yaptığınız beste, düzenleme ve miksajları başka yerlerde dinlediğinizde süprizlerle karşılaşabilirsiniz. En azından Hi-fi bir sistemle başlayabilir (genellikle önerilmese de), veya kendinden güç kaynaklı (powered) monitor sistemlerinden birini seçebilirsiniz. Bu seçenekte bas sesler için bir de sub-woofer almanızı öneririz. Daha sonra tercih edeceğiniz sistem ise pahalı studyo referans monitörleri olacaktır.

Son olarak bir internet bağlantısı edinmenizi öneririz, bilgisayar dünyasındaki son gelişmeleri aktif olarak takip etmenizi sağlayacaktır.

Yazılımlar: Yazılım dünyasını takip etmek artık neredeyse imkansız hale geldi ama elinizin altında bulunması gereken bazı temel yazılımlardan da bahsetmemiz gerekir. İşletim sistemi olarak en azından Windows98 ya da Milennium (PC), OS 8.0 (Mac) öneririz. Donanımınız için son sürücü (driver) güncellemelerini mutlaka yapmış olun.

Sequencer: Kendinize tavsiye edilen bir sequencer program seçin ve ona odaklanın.Bu programlar sayesinde bilgisayarınıza kayıt yapma ve parçalarınızı düzenleme imkanı bulursunuz. Sequencer seçerken unutmayın ki hepsinin zayıf ve güçlü yanları vardır, birinin diğerine göre her yönden daha üstün olduğunu söylemek yanlıştır. Cubase, Logic, Protools, Sonar çoğunlukla kullanılan sequencer yazılımlarıdır.

Plug-in: Plug-in denen, sequencer programına eklenti şeklinde kullanılan programların önemi büyüktür. Plug-inler üç farklı formatta üretilmektedirler: VST (Steinberg), Direct-X (Microsoft) ve TDM (Protools). Oldukça ucuz olan bu ürünler aynı zamanda çok kullanışlıdır. Pahalı stüdyolarda donanım olarak bulunan ses modülleri, kompresörler, equalizer katları, filtreler artık tek bir bilgisayarın içine plug-inler olarak girebilmektedirler. :

İşte edinmeniz gereken en temel pluginler: :

İşte edinmeniz gereken en temel pluginler:

Soft synth: Ses modüllerine karşılık gelen "soft-syth"lerin kullanımı artık üst düzeydedir, içinde ses bankası olmayan MIDI klavyenizle sınırsız sayıda sese ulaşmanız artık çok kolay hale gelmiştir.

Ses örnekleyici (Sampler): Sample edilmiş sesleri bu programlar sayesinde kullanıp düzenlemelerinize daha gerçekçi ya da özgün bölümler ekleyebilirsiniz.

Efektler (Effects plug-in): Uygun fiyatlara, analog kadar sıcak olmasa da, bazen daha da iyi sonuçlar veren efektler bulabilirsiniz. EQ, Compressor ve Reverb elinizin altında bulunması gereken en önemlileridir.

Tüm bunlar müzik kaydetmek ve üretmek için yeterlidir ama ayrıca bir ses editörü (wave editor / audio editor) programı elinizdeki sesleri kesip yapıştırmanız için gerekli olacaktır. Artık birçok sequencer program içinde kendiliğinden yüklü olarak gelmektedir, ancak özellikle bu iş için üretilmiş programların yapabilecekleri yanında sınırlı işlevlere sahiptirler.

!!! Eğer "benim bir bilgisayarım var ve hiçbir yazılıma ya da donanıma verecek param yok" diyorsanız, hemen www.buzzmachines.com adresine gidin ve buzz tracker programını ücretsiz olarak indirin. İçinde hem efekt, hem sampler, hem soft synth olan, arayüzü bilindik sequencer programlarından farklı, belki bazılarınızın Amiga zamanlarından hatırlayacağı "tracker" tipinde bir müzik programı. Ayrıca linkler bölümümüzü sürekli takip edin. !!!

Size son olarak önerimiz daha geç kalmadan bilgisayarlı müzik dünyasına, minimum bir konfigürasyonla adım atın, zaman içinde zaten nelere tam olarak ihtiyaç duyduğunuzu görmeye başlayacaksınız. Sorularınızı her zaman bekliyoruz. Başarılar.

  Mastering işleminde ne yapılır?

Albümün çoğaltılmadan önceki geçtiği en son işlemdir, miksaj işleminden sonra elde edilen stereo dosyaya yapılır. Bu aşamada, parçaların uygun sıralanması, parçalar arası sürelerin ve track değişimlerinin ayarı, parçalar birbirlerine göre ses dengelerinin ayarlanması, parçaların dinamiklerinin ve frekanslarının elden geçirilmesi. Albüm bu aşama sonunda basıma hazır hale gelir.

  Miksaj (Mixing) yaparken nelere dikkat etmeliyim?

Miksaj aşaması prodüksiyonun çok önemli bir aşamasıdır ve bir eseri yaratmadaki gerekli yaratıcılık bu aşamada da gereklidir. Eğitimli bir kulak, teknik bilgi ve tecrübe Miksaj işleminin sacayağıdır. Malesef bu aşama Türkiye'deki müzik prodüksiyonlarındaki en zayıf halkadır ve dünya çapında prodüksiyonların çıkamamasının en önemli sebebidir. Genel problemler, miksaj için çok küçük ve akustik iyileştirilmesi yapılmamış odaların kullanılması, monitörlerin yanlış konumlandırılması ve bilgi eksikliğidir.

Miksajı yapılacak parçanın düzenlemesi çok önemlidir, iyi bir düzenlemeci, zaten çok fazla frekans çakışmasına sebebiyet vermeyecek aralıktaki enstrümanları bir arada kullanır, ancak yine de bu enstrümanların "stereo field (stereo alan)" denilen, yatay (panning ile sağlanır, basit olarak sesin stereo hoparlörlerin sağından veya solundan duyulması şeklinde algılanır), dikey (frekanslar dağılımı bastan tize dikey bir şekilde algılanır, eq işlemi ile ayarlaması yapılır) ve derinlik boyutundan oluşan (genelde reverb efekti ile sağlanır, ses kaynağının hoparlörlerin arkasından veya önünden, hatta dinleyicinin arkasından duyumu şeklindedir) 3 boyutlu uzaya doğru şekilde yerleştirilmesi gerekir.

Birkaç basit öneri şöyle sıralanabilir: - Hi-fi monitor kullanmayın, size frekansları doğru bir şekilde iletmeyeceklerdir. Bu iş için yapılmış stüdyo monitörleri kullanın. - Miksaj yaptığınız odanın akustiğini iyileştirin. Kabaca bir öneri, eğer monitörleriniz duvara yakınsa, duvarı tamamen emici, monitörlerinizin baktığı karşı duvarı da olabildiğince dağıtıcı hale getirin. Dağıtıcı yapmanın en basit yolu bir CD rafı veya içi kitap dolu bir kitaplığı oraya yerleştirmektir.

- Miksajı yapan kişinin parçayı ilk defa duyan birisinin olması her zaman iyidir. Bestecinin veya düzenlemecinin, hatta kayıt yapan kişinin miksajla uğraşması, miksaja objektif yaklaşamamasına yol açar. düzenlemeci çok sevdiği bir partisyonu iptal etmekte zorlanabilir, kayıt yapan kişi çok güzel kaydettiğini düşündüğü çellonun gerekli olsa da bas frekanslarını iptal edemeyebilir, düzenleme ve kayıtla çok uğraşmış oldukları için, ve aynı zamanda parçayı onlarca defa dinlemiş olduklarından genel manzarayı görmekte oldukça zorlanabilirler.

- Miksaja kabaca ses ve panning dengelerini yaparak başlayın. Sonra frekans çakışmalarını tek tek çözmeye çalışın. Davul'un kick'i ile bas gitarın birlikte iyi duyulması için çalışmakla başlayabilirsiniz. Parçanız vokalli ise, vokali "mute" ederek en sona bırakmayın, "mute" u kaldırdığınızda miksaja sıfırdan başlamak zorunda kalabilirsiniz.

- 'e günün sonunda başlamayın, kulağınızın en yorgun zamanları akşam vakitleridir. Duyumunuzda problemler olabilir.

- Yaptığınız i, müziğin sesini açıp içeri odalardan dinleyip ses dengelerinin hala dengeli olup olmadığını kontrol edin.

- 'i çok düşük ses seviyesinde dinleyip, dengeleri bir daha kontrol edin. Unutmayın ki yüksek ses seviyelerinde bas sesler olduklarından daha fazla duyulur.

MÜZİK ENDÜSTRİSİ HAKKINDA

  Tonmeister (Ses Mühendisi) Kimdir?


Daha önceki dönemlerde sadece performe edildiği yerde şahit olunan müzik, 1900'lü yılların başından itibaren kayıt etme sistemlerinin gelişmesiyle bir kez performe edilip

sonsuz defa dinlenebilir hale gelmiştir. Ancak kayıt edilmiş müzik ile gerçeği arasında belirli farklar bulunmaktadır.

Günümüzde teknoloji kullanılarak kayıt edilmiş müzik, tam olarak gerçek olanının iyi bir kopyası haline getirilmelidir. Işte bu noktada müziğin kaydedilmesi ile gerçeğine yaklaştırılma işlemleri arasında bulunan kayıt düzeneğini kurma, kayıt etme, kayıt edilenleri tonlama ve karıştırıp bir bütün haline getirme işlemlerini hayata geçiren kişi Ses Mühendisi (Tonmeister)’dir.

Müziğin yanı sıra seslerin kayıt edilip sunulacağı her türlü ortamda (sinema, görsel medya ve radyolar vb.) ses mühendisleri görev alırlar. Türkiye'de ses mühendisi yetiştiren yerler İTÜ Müzik Ileri Araştırma Merkezi ve Bilgi Üniversitesi'ndeki Ses Mühendisliği lisans bölümleridir. Bunların yanı sıra bazı okullarda ses tasarımı ve görsel sanatarla ilgili bölümler bulunmaktadır. Türkiye'de ses mühendislerinin iş olanakları henüz çok çeşitli değildir ancak endüstrinin gelişmesi ile artmaktadır.

  Prodüktör ne iş yapar, nelerden sorumludur?

Prodüktör özetle, bir albümde sanatçıdan çıkabilecek en iyi sonucu çıkarmak için çalışan kişidir. Düzenlemecileri, icracıları, stüdyoyu, ses mühendislerini seçen kişidir. Altında kendi seçtiği bir prodüksiyon koordinatörü bulunur. Ülkemizde prodüktör kavramı genel olarak "albüme parayı bastıran kişi" olarak bilinse de bu doğru değildir. Yine ülkemizde başka bir genel yaklaşım, düzenlemelerin, kaydın, in hep bir kişi tarafından yapılmasıdır, bunun sonucunda parçalara mesafeli bakabilecek bir kişinin eksikliği hissedilir. Her projenin en üst noktasında genel olarak bir idari prodüktör bulunur. İdari Prodüktör, daha çok mali işlerle uğraşır. Prodüktör ise idari prodüktöre bağlı çalışır.

  Edisyon (Publishing) ne demektir?

Müziğin dünyada bir endüstri haline gelmesiyle birlikte bir yapımın ortaya çıkmasından pazarlanmasına kadar her alan ve kavram ayrı bir sektör haline gelmiştir. Bu kavramlardan biri olan edisyon, söz yazarı ve bestecinin (ve hatta düzenlemecinin) bir eseri meydana getirmesinden kaynaklanan hakkıdır. Bu hak kişinin kendisi ya da anlaşmalı olduğu şirket tarafından temsil edilir. Edisyon şirketleri eser sahipleriyle onların eserlerini tarz olarak uygun yapımlarda kullanmak üzere tanıtım ve pazarlamasını yapmak üzere belli bir yüzdeyle anlaşır. Burada önemli olan eser sahibinin eserlerinin uygun prodüksiyonlarda kullanılmasını sağlamak ve eser sahibinin bundan doğan hakkının takibini iyi yapabilmektir.

  Senkronizasyon nedir?

Televizyonda, reklamlarda, dizilerde ve sinema filmlerinde bir müzik eserinin kullanılmasına "senkronizasyon" adı verilir. Başkasına ait bir eserin senkronizasyonda kullanılması yapım hakkı ve yayım/edisyon hakları için izin almayı gerektirir.

Yapım hakkı:(Master Right) Yorumcu ve plak şirketinin hakkını ifade eden ve plak şirketi tarafından temsil edilen hak;

Yayım/Edisyon hakkı: (Publishing Right) Söz yazarı ve besteci hakkını ifade eden, ya eser sahiplerinin kendileri tarafından, ya da onları temsil eden edisyon şirketleri (Publisher) tarafından temsil edilen hak anlamına gelmektedir.

  Çalışmalarımı resmi olarak sahiplenmek için ne yapmam gerekiyor?

Eser, yaratıldığı andan itibaren yaratıcısına aittir, bu yüzden eserin size ait olması için bir belgeye ihtiyacınız yoktur. Ancak, eseri sizin yaratmış olduğunuzu kanıtlayabilmeniz için bir takım belgeleri edinmeniz, ilerde doğabilecek problemleri ortadan kaldırmanızı sağlar. Bunun şu an için Türkiye'deki tek resmi yolu Noter'e eserinizin ismini, notalarını ve sözlerini yazılı olarak tasdik ettirmektir. Şu an için maalesef yurtdışındaki gibi eseri bir ses ortamında kayıtlı olarak teslim edip işlem yaptırabileceğiniz bir kurum yoktur. Ancak CD'ye, kasete veya benzeri bir ses kayıt ortamına kaydetmiş olduğunuz eserinizi kendi adresinize iadeli taahütlü olarak yollama, veya notere "Düzenleme şeklinde emanet verme teslim zaptı" tutturarak emanet olarak verme gibi yöntemlerle eserinizin belirli bir tarihte sizin elinizde kaydı bulunduğunu ispat edebilirsiniz. Aktif olarak müzik yapıyorsanız, ya da en azından eserlerinizin miktarı "birkaç tane"den daha fazlaysa hiç düşünmeden Mesam veya MSG gibi bir meslek birliğine üye olmanızı ve eserlerinizin bildirimini üye olduğunuz kuruma yapmanızı salık veririz. Eğer imkanınız varsa bir edisyon firmasıyla sözleşme yaparak hem eserlerinizin pazarlanmasını sağlarsınız, hem de Mesam üyeliği gibi resmi işlerle daha az uğraşırsınız. Böyle bir firmayla anlaşma yapmadan önce mutlaka imzalayacağınız yazılı sözleşmeyi hukuk uzmanlarına gösterin, kafanıza takılan soruları mutlaka sorun. Edisyon anlaşmaları genelde uzun dönemler için imzalandığından, imza öncesinde çok dikkatli incelenmeleri gerekmektedir. Sorularınızı bize de iletebilirsiniz.

  Sanatçı menejeri tam olarak ne yapar?

Sanatçı menejerliği, bir sanatçının kariyerini geliştirmesine ve ileriye taşımasına yardımcı olan faaliyetleri kapsar. Bu faaliyetler, kapsamlı bir kariyer planlamasından, şarkıdaki bir sözün değişmesini önermeye kadar olan bir aralıkta olabilir. Bir menejerin, planlayan, organize eden, strateji belirleyen, öngören, koordinatör, detayları önemseyen bir yapıya sahip olması gerekir.

Bazı menejerlerin dar tanımlı görevleri vardır. Yaratıcı kararlarla veya günlük detaylarla ilgilenmeyen, sanatçının sadece iş ilişkilerini yürüten, muhasebe ve finans işlerinin düzgün işlemesini sağlayan ve kontratlarla ilgilenen menejer tipleri vardır. Sanatçı menejeri ajans değildir, sanatçıya doğrudan konser işleri bulmakla ilgilenmez, sanatçının çalışacağı ajansı ayarlar. Sanatçı menejeri prodüktör değildir. Sanatçı menejeri düzenlemeci, besteci, sponsor, editör veya kişisel asistan da değildir. Sanatçı menejeri bu sayılanların tamamının işlerini iyi yapmasını sağlayan, kontrol eden, sanatçının bir plak şirketiyle sözleşme yapmasını sağlayan kişidir, ve tüm bu hizmetleri karşılığında genelde sanatçının gelirinin %30'unu alır.